Yapay zekâ hisselerindeki yükseliş, borç ve Hazine tahvili getirisi riskleriyle karşı karşıya

Jim Cramer, yüksek Hazine tahvili getirilerinin ve artan borcun veri merkezlerinin kârlarını baskılaması nedeniyle yapay zekâ hisselerindeki yükselişin tersine dönebileceği uyarısında bulundu. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5 civarında seyretti; bu durum borçlanma maliyetlerini artırırken sermaye yoğun teknoloji şirketlerinin değerlemelerini de olumsuz etkiledi. Cramer, CoreWeave, Nebius ve IREN gibi yapay zekâ bulut hizmeti sağlayıcılarına dikkat çekti. CoreWeave hisseleri salı günü yaklaşık yüzde 7,9 yükseldi, ancak şirketin teminatsız kıdemli tahvillerinin getirisi ekim başında yüzde 15’e yaklaştı. Bu, yatırımcıların kaldıraç ve yeniden finansman konusundaki endişelerini yansıtıyordu. Makaleye göre şirketler, 2026’nın ilk dokuz ayında yapay zekâyla bağlantılı yaklaşık 466 milyar dolarlık borç topladı; bu tutar bir yıl önce 101 milyar dolardı. Büyük bankaların ve Blackstone’un yer aldığı, Anthropic için düzenlendiği bildirilen 63 milyar dolarlık finansman anlaşması, Broadcom’un tedarik edeceği bilgi işlem ekipmanlarını finanse etmeyi amaçlıyor. Bu yapı, Anthropic’in toplam maliyeti peşin ödemeden kapasitesini artırmasına yardımcı olabilir. Ancak Cramer, finansmana erişimin iş modelinin sürdürülebilir biçimde kârlı olduğunu kanıtlamadığı uyarısında bulundu. Donanımın beklenenden hızlı eskimesi de geri ödemeyi zorlaştırabilir. Yatırımcılar açısından yapay zekâ hisselerindeki yükseliş; Hazine tahvili getirilerine, kredi koşullarına ve yapay zekâ talebinin altyapı maliyetlerini karşılayacak düzeyde getiri sağlayabileceğine dair kanıtlara duyarlı olmaya devam ediyor.
Bearish
Makale, yapay zekâyla bağlantılı varlıklar etrafındaki risk iştahı açısından olumsuz bir tablo çiziyor; ancak kripto para piyasasına etkileri dolaylı. Cramer’ın uyarısı, veri merkezleri ve bilgi işlem altyapısının finansman maliyetine odaklanıyor: Hazine tahvili getirileri %5’e yakın, CoreWeave tahvillerinin getirileri %15’e yaklaşıyor ve yapay zekâyla ilgili borçlanma keskin biçimde artıyor. Yatırımcılar, yapay zekâ şirketlerinin nakit akışı yaratabileceklerinden daha hızlı borçlandığı sonucuna varırsa yüksek büyüme potansiyelli ve spekülatif varlıklara maruziyetlerini azaltabilir. Bu durum, özellikle teknoloji hisseleri satılır veya kredi spreadleri açılırsa, genel riskten kaçış yoluyla kısa vadede kripto üzerinde baskı yaratabilir. Haberde yer alan 63 milyar dolarlık Anthropic finansman anlaşması, sermayenin hâlâ mevcut olduğunu gösteriyor; bu da yapay zekâ yatırımlarını destekleyebilir ve acil kaygıları hafifletebilir. Ancak finansmana erişim, kârlılığın kanıtı değildir. Yüksek faizler ayrıca uzun vadeli projelerin karşılaması gereken getiri eşiğini yükseltir ve nakit üreten varlıkları spekülatif yatırımlara kıyasla daha cazip hâle getirebilir. Tarihsel olarak tahvil getirilerindeki sert yükselişler teknoloji şirketlerinin değerlemeleri üzerinde baskı yarattı ve yatırımcıların likiditeyi ve risk iştahını yeniden değerlendirdiği dönemlerde Bitcoin ve beta değeri yüksek diğer kripto varlıklardaki düşüşlerle kimi zaman aynı döneme denk geldi. Ancak bu ilişki otomatik değildir: ETF akışları, düzenleyici gelişmeler veya kriptoya özgü talep gibi ayrı katalizörler devrede olduğunda kripto fiyatları farklı yönde hareket edebilir. Bu nedenle yatırımcılar, bu uyarıyı kripto piyasasına yönelik doğrudan bir sinyal olarak görmek yerine Hazine tahvili getirilerini, kredi spreadlerini, teknoloji hisselerinin performansını ve kripto piyasasındaki fon akışlarını izlemelidir. Kısa vadede tahvil getirileri veya kredi piyasalarındaki yeni bir stres dalgası oynaklığı artırabilir ve riskli varlıklarda savunmacı pozisyonlanmayı teşvik edebilir. Uzun vadede temel mesele, yapay zekâ altyapısının finansman yükünü karşılamaya yetecek kadar kalıcı gelir üretip üretemeyeceğidir. Güçlü talep ve iyileşen getiriler, güveni yeniden tesis edebilir; borçlanma baskısının sürmesi veya donanımın hızla eskiyip işlevsiz hâle gelmesi ise temkinli yaklaşımı uzatabilir. Makale tek başına kripto varlıkların temel dinamiklerinde bir değişiklik olduğunu ortaya koymuyor; dolayısıyla olumsuz değerlendirme, genel risk iştahı üzerindeki olası etkiyi yansıtıyor.