Fed’in faizleri sabit tutması, güvercin bir politika değişikliğine işaret etmiyor
Federal Reserve, piyasaların büyük ölçüde beklediği üzere, 28 Ekim’de sona eren toplantısında faiz oranlarını değiştirmedi. Ancak bu ara, mutlaka daha gevşek bir politika yönüne geçildiği anlamına gelmiyor: Fed ekonomiyi güçlü olarak nitelendirirken, kalıcı enflasyon ve yüksek Hazine tahvili getirileri hisse senetlerinin görünümü üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor.
Makale, enerji fiyatları ile güçlü sermaye yatırımlarını enflasyonu inatçı tutan ve yeni faiz artırımı olasılığını yükseltebilecek etkenler arasında gösteriyor. Uzun vadeli getirilerin yüksek olması, hisse senedi değerlemelerini pahalı gösteriyor ve şirketlerin serbest nakit akışını baskılayabiliyor. Yazara göre bu koşullar, hisse senetlerinde geniş tabanlı bir yükselişi desteklemiyor. Yatırımcılar açısından temel mesele, enflasyonun ve Hazine tahvili getirilerinin Fed’in gelecekteki politikasına ilişkin beklentileri değiştirecek ölçüde düşüp düşmeyeceği; faiz artışlarına ara verilmesi tek başına riskli varlıklara kalıcı bir destek sağlamayabilir.
Bearish
Makale, riskli varlıklar açısından genel olarak olumsuz bir makroekonomik ortamı anlatıyor: kalıcı enflasyon, yüksek Hazine tahvili getirileri ve ilave faiz artırımı ihtimali. Kripto para yatırımcıları açısından faizlerin daha uzun süre yüksek kalması, daha düşük riskli varlıkların getirilerini destekleyebilir ve finansal koşulları sıkılaştırarak Bitcoin ve diğer kripto paralar gibi spekülatif yatırımlara olan talebi azaltabilir. Fed’in faizleri sabit tutma kararı zaten bekleniyordu; bu nedenle politika yapıcılar gelecekte gevşemeye gidileceğine dair sinyal vermezse, faiz artışlarına ara verilmesinin piyasaları yükseltme gücü sınırlı kalabilir.
Kısa vadede yatırımcılar enflasyon verilerine, Hazine tahvili getirilerine ve Fed’in iletişimine odaklanabilir. Getirilerin yükselmesi veya yeni faiz artırımı beklentilerinin yeniden güçlenmesi oynaklığı artırıp kripto para fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir; enflasyonun hafiflemesi ve getirilerin düşmesi ise bu baskıyı azaltabilir. Tarihsel olarak piyasalar daha sıkı bir politika beklentisine yöneldiğinde kripto paralar ve diğer riskli varlıklar çoğu zaman olumsuz tepki vermiştir; ancak bu ilişki tutarlı değildir ve kriptoya özgü gelişmelerin gölgesinde kalabilir. Daha uzun vadede, makalenin kısıtlayıcı faizler ve pahalı hisse senedi değerlemelerine ilişkin kaygıları, risk konusunda temkinli bir ortama işaret ediyor; ancak kripto para akışları veya fiyatları hakkında doğrudan kanıt sunmuyor. Dolayısıyla kötümser değerlendirme, kriptoya özgü bir tahmin değil, makroekonomik koşullardan çıkarılan bir sonuçtur.